Genel Merkez’de sürpriz görüşme

 

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu bugün sürpriz bir görüşme yaptı. Kılıçdaroğlu. CHP Genel Merkezi’nde Gürbüz Çapan’la görüştü.

CHP Lideri’nin isteği ile başbaşa yapıldığı öğrenilen görüşme bir saat sürdü. CHP kaynakları. Çapan’ın görüşmede “Partimin ve Genel Başkanımın emrindeyim” mesajı verdiğini vurguladılar.

Kılıçdaroğlu’nun Çapan ile görüşmesi, CHP’deki “çatışmalar bitecek. Enerjiler birleştirilecek” yaklaşımı çerçevesinde gerçekleştirildi.

Esenyurt eski Belediye Başkanı Gürbüz Çapan eski CHP Lideri Deniz Baykal dönemine CHP’den ihraç edilmişti. Çapan, CHP’de lider değişiminin ardından partiye geri dönmek istemiş, ancak üyelik başvurusu geçen Mart ayında yapılan PM toplantısında reddedilmişti.

Gürbüz Çapan. Ergenekon davası çerçevesinde tutuklanmış, 16 ay tutuklu kaldıktan sonra, tutuksuz yargılanmak üzere salıverilmişti.

Afet bölgesinden facia haberi geldi

 

Türkiye genelinde sel suları 3 can aldı. Antalya, Manisa ve Denizli’de 3 kişi sel sularına kapılarak hayatını kaybetti. Antalya’da ise 5 kayıp kişiyi arama çalışmaları sürdürülüyor. Antalya’da 1000 dekar alan sular altında kaldı. Antalya adeta afet bölgesine döndü. Meteoroloji’den yapılan uyarıya göre başta Marmara olmak üzere tüm yurt yağışlı havanın etkisi altına girecek. Batı Karadeniz’in batısı, Marmara ve Kuzey Ege’de fırtına bekleniyor. İstanbul’da sıcaklık 11 derecelere kadar düşecek.

Antalya’da dün akşam saatlerinden itibaren etkili olan şiddetli rüzgar ve yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Serik ilçesi’ne bağlı Gebiz Beldesi’nin Haskızılören Köyü’nde meydana gelen sel sonrası 6 kişi kayboldu. Sel nedeniyle bölgede ulaşımın sağlandığı 3 köprü yıkılırken, bazı köylerle de telefon bağlantısı kesildi. Bölgedeki kayıp vatandaşların bulunması için arama kurtarma ekipleri bölgeye sevk edildi.

Antalya’nın Serik İlçesi Gebiz Beldesi’ne bağlı Haskızılören Köyü’nde kaybolan 6 kişinin kimlikleri belirlendi. Haber alınamayan kişilerin Hasan Bulut, Hulusi Kutlu, Fatma Kutlu, Ayşe Beşbaş, Süleyman Çelik ve Meryem Çelik olduğu açıklandı.

KAYIPLARDAN 1’İNİN CESEDİNE ULAŞILDI

Antalya’nın Serik İlçesi Gebiz Beldesi’ne bağlı Haskızılören Köyü’nde aşırı yağış nedeniyle kaybolan 6 kişiden Ayşe Beşbaş’ın cesedi bulundu. Antalya Vali Yardımcısı Turan Eren, Beşbaş’ın cesedinin Haskızılören Köyü’nde bulunduğunu, diğer kayıp 5 kişiyi arama çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Ayşe Beşbaş’ın kayıp olanlardan Fatma ve Hulusi Kutlu’nun kızı olduğunu, İstanbul’dan anne ve babasının ziyaretine geldiği belirtildi.

MANİSA’DA DA CAN ALDIManisa Gördes’te 1 kişi öldü, enkaz altındakilere ulaşılmaya çalışılıyor

HAVADAN GIDA KOLİLERİ

Gebiz Orman İşletme Şefliği’nin bahçesinden havalanan orman helikopterleri, köprülerin yıkımı nedeniyle ulaşımın güçlükle sağlandığı köylere havadan gıda kolileri atıyor.

SEL DENİZLİ’DE CAN ALDI

Denizli’de de şiddetli yağmur hayatı olumsuz yönde etkilerken, Çameli İlçesi’ne bağlı Karabayır Köyü’nde oluşan sel sularına kapılan 60 yaşındaki Sıdıka Gümüş yaşamını yitirdi.

Sağanak yağmur Ege ve Akdeniz’deki birçok ilde olduğu gibi Denizli’de yaşamı felç etti. Yağış, özellikle Çameli, Kale ve Tavas ilçelerinde etkili oldu. Çameli İlçesi’ne bağlı Karabayır Köyü’nde dere yatağı aşırı yağış sonucu taştı. Ahırını sel sularının doldurduğu gören Sıdıka Gümüş, 4 ineğini kurtarmak için ahıra girdi. Bu sırada sel suları ahırı doldurdu. 4 çocuk annesi Gümüş, sel sularına kapılıp can verirken, 4 ineği de telef oldu. Köyde bazı evler de sel sularından etkilenerek hasar gördü.

Tavas İlçesi’nin Ebecik Köyü’nde de çoban Bayram Albaş’a ait 20 küçükbaş hayvan dere yatağından taşan sel sularına kapılarak telef oldu.

Kale İlçesi’ne bağlı Köprübaşı Köyü’nde ise bir süt toplama merkezi ile akaryakıt istasyonunda sel nedeniyle hasar oluştu. Demirciler Köyü’nde ise bir hidroelektrik santralinde hasar meydana geldi.

37 YILLIK REKOR KIRILDI

Antalya Meteoroloji Bölge Müdürü Necip Duman, son 24 saat içinde havalimanı bölgesine metrekareye 300 kilogram yağış düştüğünü, fırtınanın hızının da saat 21.42’de 78 kilometre olarak ölçüldüğünü söyledi. Duman, “25 Şubat 1974 yılında bölgeye 232 kilogram yağış düşmüştü, yani 37 yıl sonra 24 saatte bu kadar yağış düştü” dedi. Bu rakamların “Rekor değer” olduğunu belirten Bölge Müdürü Duman, Antalya kent merkezine 36 kilogram yağış düştüğünü, fırtınanın ise 76 kilometreyi bulduğunu belirtti. Duman, orta Akdeniz üzerinden gelen yağışlı havanın bugün ve yarın da devam edeceğini söyledi.

PAMUK VE NARENCİYE ÜRÜNLER

Şiddetli yağış, fırtına yüzünden kentte bugün okullar tatil edilirken, şehrin birçok bölgesinde tarım arazileri zarar gördü. Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Bedrullah Erçin, hasatı başlayan pamuk ve narenciye ürünleri ile yeni dikimi yapılan seralarda zok ciddi zararlar oluştuğunu, ancak henüz net zararın ortaya çıkarılamadığını, hasar tespit çalışmalarının il genelinde sürdürüldüğünü söyledi. Erçin, özellikle Aksu’nun Güloluk, Solak bölgelerindeki tarım arazilerinin etkilendiği vurguladı.

HAVALİMANI TRAFİĞİ NORMALE DÖNÜYOR

Dün geceden itibaren etkili olan sağanak yağış ve fırtına yüzünden 60’ın üzerinde uçuş trafiğinin etkilendiği Antalya Havalimanı’nda uçuşlar bugün sabahtan itibaren normale dönmeye başladı. Havalimanı Mülki İdare Amiri ve Vali Yardımcısı Mehmet Yavuz, uçuşların sabah saatlerinden itibaren normale döndüğünü ve iptal edilen uçuşların yoğun bir şekilde yapılmaya başlandığını söylendi. Vali Yardımcısı Yavuz, “Bu süreç içerisinde mahsur kalan yolcuların yemek ve dinlenme ihtiyaçları yüklenici firmalar tarafından giderildi” dedi.

TEKİRDAĞ’DA CADDELER GÖLE DÖNDÜ

Tekirdağ’da gece başlayan yağmur, öğle saatlerinde etkisini artırdı. Yağış nedeniyle cadde ve sokaklar göle döndü.

Hava sıcaklığının 11 derece olduğu Tekirdağ’da, saatteki hızı 32 kilometreyi bulan rüzgarla birlikte etkili olan yağmur yağışı, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağmur nedeniyle rögarlar taşınca cadde ve sokaklar göle döndü. Trafikte ise uzun araç kuyrukları oluştu.

Marmara Denizi’nde etkili olan ve 2 metreyi bulan dalgalar nedeniyle çok sayıda şilep ve tanker, Tekirdağ açıklarına demir attı. Meteoroloji Müdürlüğü yetkilileri, yağmur yağışının akşam saatlerine kadar etkili olacağını bildirdi.

Küçük İskender yeni sezonuna başlıyor

küçük İskender’in geçen yıl başlattığı Performans Geceleri ( PG ) adını verdiği şiir-müzik etkinliği, 12 Ekim 2011 Çarşamba günü saat 20.00’de yeni sezonuna başlıyor.

Bu yıl 19. kez gerçekleştirilecek etkinlik yine rock çevrelerince sevilen Taksim Roxy’de şiir ve müzik severlerle buluşacak.

Bu yıl müzikleriyle küçük İskender’in şiirlerine eşlik edecek ilk konuklar ise, geçen yılın da açılışı yapan Gripin. Gripin, özellikle Kenya’da çekilen son klibi ile adından söz ettirmişti.

Geçtiğimiz yıl Rashit, Nejat Yavaşoğulları, Luxus, Yağmur Yaman, Rint, Çilekeş, Zakkum, Hayko Cepkin gibi önemli isimlerin de şiirle harmanladıkları müzik ile beslenen küçük İskender Performans Geceleri, konuklarını hüzün ile neşenin birleştiği yere götürüyor.

Kategori: Kültür Sanat

Sergen kadınları çok kızdıracak

Yeşil sahaların fırtına futbolcusu Sergen Yalçın.

Sergen deyince akla sadece futbol gelmiyor elbet. Kadınlar, aşk, at yarışı, sivri dilli yorumları… Seyircisiz maça da, kadınlara da, futbola dair de söyleyecek çok sözü var Sergen’in…

İşte Sergen’in açıklamaları:

- Futbol programlarını eski futbolcular, hakemler mi sunmalı?

Bence herkes bildiği işi yapmalı. Enteresan bir ülkeyiz; siyasetçisi de spor yorumcusu olmaya çalışıyor, sanatçısı da, bunu doğru bulmuyorum. Sadece işin belli bir kısmını kıvırabilirler.

- Bu ara spor dünyası şike olaylarıyla kaynıyor, ne diyorsunuz? Var mı, yok mu?

Bu işten ceza almış, almamış şu anda yargı aşamasında olanların çoğu benim yakın arkadaşlarım. Onlar için üzülüyorum. Ben onların suçsuz olduğuna inanıyorum.

OYNAMADIĞIM MAÇTA NASIL ŞİKE YAPAYIM?

- Yıllardır şike üzerine Meclis’in yaptığı araştırmalar var, yani siz şimdi şike yoktur mu diyorsunuz?

Valla ben hiç inanmıyorum. Futbol hayatım boyunca herhangi bir maçta ne şike yapmışlığım ne de bu işle ilgili teşvik primi almışlığım var.

- Sizin için de şaibeli görüşler var, ‘Neden hala Sinan Engin’le içeri alınmadı. Beşiktaş- Çaykur Rizespor maçının hesabını versin’ diyorlar…

Futbol hayatımda hesabını veremeyeceğim hiçbir şey yok. Ben sizin söylediğiniz maçta da oynamadım zaten.  Bir kuyuya bir kişi taş atıyor elli kişi de bunu çıkarmaya çalışıyor. Büyük takımda oynayanlar maç satamazlar. Galatasaray’da ya da Fenerbahçe’de oynuyorsun, nasıl maç satacaksın? Tribünde otuz, kırk bin kişinin önünde ne yapacaksınız.

- Seyircisiz maç cezasına yorumunuz nedir?

Çok saçma. Federasyon bu ara kendi kendine hayali kararlar üretmeye başladı. Kadınların çocuklarla cezalı maça girmesi saçma. Kadınlar ve çocuklar bir kere futbolcunun konsantrasyonunu bozar.

- Neden?

Otuz bin tane ciyaklayan kadın tribünde olursa futbolcunun konsantrasyonu bozulur herhalde.

- Koca adamların naraları bozmuyor da kadınlarınki mi bozuyor!

Bu alışılmış bir sistem. Böyle olunca iş futbol müsabakasından çıkar piknik maçına döner.  Tabii ki kadınlar maça gitsin ama ben federasyonun aldığı kararın çok sağlıklı olduğunu düşünmüyorum.

KÜFREDEN KADINI  KİM SEVER Kİ?

- Kadınların maçta küfretmesine ne diyorsunuz?

Adrenalin, heyecan var, erkekler nasıl küfrediyorsa kadınların da ağzından çıkabilir.

- Siz de küfreder misiniz?

Seyircinin tepkisini ben de gösteriyorum. Bir anda’ Allah belanı versin o gol kaçırılır mı’ diyorsun.

- Size çok küfredildi mi?

Çooook. Duymazsınız maç sırasında. Bazen dört sıfırlık mağlubiyetler olursa o zaman olaydan kopup, her şeyi duyabilirsin.

- Küfreden kadın sever misiniz?

Kadının ağzına küfür yakışmaz.

- Gazetecilere kızıp onlara ‘Beyinsizler, kapımda yatan i…. Şimdi adam oldular’ gibi laflar ediyorsunuz… Çok mu kızıyorsunuz?

Şimdi ben spor yazarıyım, maç analizi yapıyorum. Bir de spor yazarı eleştirmenleri var. Spor yazarı eleştirilir mi? Sen de spor yazarısın, ben de. Sen kendi yazdığına bak! Sana ne benden. Hala benim üzerimden rant yapmaya çalışıyorlar. Bu çok enteresan. Eski olaylarımı gündeme getirip beni karalamaya çalışıyorlar. Futbolu bırakalı beş sene olmuş, futbolla bir alakam yok ki. Hala on seneki önceki olayları, hala Rize maçını yazıyorlar. Bu olayla ilgili bana net bir belge getirebiliyorlar mı? ‘Sergen’in telefon konuşmasını dinledik, elimizde belgeler var. Sergen maç satmış’ diyebilirler mi? Şehir efsaneleriyle insanları karalıyorlar gazetelerde. Bu arkadaşların hepsi kale arkasında fotoğraf çekerlerdi, şimdi spor yazarı oldular.

- ‘Ender yeteneklerden, futbol tanrısının oğlu’ gibi övgüler almışlığınız var…

Hakikaten çok yetenekliydim. Bazıları doğuştan yeteneklidir bazıları da sonradan futbolcu olur. Biz doğuştan yetenekli olanlarız. Devamında yeteneklerimi sınırlı kullanmam veya en üst boyutta kullanamayışım tartışılır.

- ‘Üzerime tanımam, alemin kralıyım mı’ diyorsunuz?

Problem yetenekli oluşum değil, bunu yeterince kullanıp kullanamadığım. Futbol hayatımda çok profesyonel olmadığım, kendimi futbolun içinde hissetmediğim, başka hayatları düşündüğüm, başka işler kovaladığım gibi durumlar tartışılır.

- ‘Ah ben nerede yanlış yaptım’ diyor musunuz?

Geçmişe dönüp baktığımda onlardan ders çıkarmaya çalışıyorum. Bundan sonra yapmam diye düşünüyorum.

- Sizin için ‘Serserilik yaptı’ da diyorlar…

O zaman at yarışı oynardım, gece hayatım vardı, gece kulüplerine giderdim. Magazin hayatım çok fazlaydı o yüzden futbola tam yönelemediğim düşünülüyordu. Hakikaten çok da yanlış değildi, işin o boyutu da vardı.

- Futbolda, yüzmede, sekste iddialıyım demişsiniz, bu da mı yalan?

Hiç böyle bir şey demedim. İnternette yazanlar yalan. Herkes kendi kafasına göre uydurup yazıyor.

- Sol elinizde at dişi ısırığı var mı?

Onu da uydurmuşlar. Bakın saatin izi bu. Hepsi yalan. Özellikle yazın da kimse bu efsanelere inanmasın. Valla hepsi yalan.

- At yarışı oynuyor musunuz?

Oynamıyorum. Çünkü çok vaktimi alıyor. Çok da dedikodusu oluyor etrafta, gerek yok artık.

- Kumar oynamayı seviyor musunuz?

Eskiden çok seviyordum. Oynuyordum. Artık çok fazla ilgilenmiyorum. Yoruldum. Artık daha sakin bir hayat yaşamak istiyorum. Sürekli aynı hızda yaşayamazsınız. Bir yerde durmak lazım. Ağıra almak lazım artık vitesi.

- Çekirdek yiyor musunuz?

Çekirdek de yemiyorum. Diyette değilim ama spor yapıyorum. Göbekli bir erkek olamam. Göbekli göbekli gezemem.

- İlk kavga?

Kavga etmem. Ünlü adamız, bizi gören durup selam veriyor.

- İlk dayak?

Küçükken babamdan yerdim.

- İlk sevgili?

İlk sevgilim on yedi yaşında olmuştu. Çok güzel bir kızdı.

- İlk öpüşme?

Zor soru bunlar. Hiç hatırlamıyorum. İlk öpüşmem aynayla dermişim…

- İlk gol…

Konya’da Konya’ya attım golü. Çok eski… 3-0 yenmiştik.

- İlk aşk acısı…
Sürekli aşk acısı yaşıyorum zaten bilmiyorum ilki hangisiydi. Allah razı olsun bu kızlardan sürekli aşk acısı yaşatıyorlar bana.

- İlk sevişme?

Valla hatırlamıyorum.

SERGEN’DEN İNCİLER

Tatilde resim çektirip koyuyorduk. Twitter’da ‘Sergen’in melekleri’ diye geyik başladı. Hepsi yakın arkadaşlarım. Hepsini çok da seviyorum. Birbirimize sürekli taktikler veriyoruz. Onlar bana kadınlara nasıl davranmam gerektiğini anlatıyor ben de onlara erkeklere….

Kadınlara tavsiyem, erkekleri fazla aramayın. Gizemli olun. Mesaj geldiğinde hemen cevap yazmayın, üç, beş dakika bekleyin

Karşıma doğru biri çıkarsa evlenmeyi düşünürüm, çünkü artık o yaşa geldik. Artık gereksiz bir ilişki yaşamak istemiyorum.

Dört dörtlük bir  kadına gerek yok, dörtte iki olsa iyi olur.

Sarışınlar ilgi alanıma girmiyor. Esmerciyim.

Bİr iki pozisyon oldu evlenme açısından ama demek ki kısmet değilmiş. Üzülmüştüm. Bizim için de illa ki doğru zaman gelecek.

Okul yıllarımda kızlarla ilgilenecek vaktimiz yoktu ki. Ne yapacağız derdindeydim. Çok zengin ailemiz yok ki.

Çocukken kepçe derlerdi. Böyle şeylere takılmam.

Erkeği sıkmayacaksın, bayıltmayacaksın, bırakacaksın. Zaten yapmak isteyen bir erkek her şeyi yapar, sen onu tutamazsın. Kadınlar ilgisiz olup bırakırsa erkekler kaçmaz.

Sevgilimi mutlaka aldatmışımdır.

Kadın saygılı olsun, her şey sevgi çerçevesinde olsun. Düzenli olsun.

En çok evde yalnız olduğumda huzurluyum. Televizyon seyrederim, bilgisayarda olurum.

Twitter’dan kız tavlamak nedir ki? Dünyadaki en basit şey.

Ne kazandıysak futboldan kazandık. Ailemiz zengin değildi. Çok rahat bir hayat yaşamadık. Biz bu konuma futbol sayesinde geldik.

İlk sevgili unutulmaz.

Guti yetenekli ama Beşiktaş’a hiçbir şey katmıyor.

Kategori: Spor Haberleri

Yeni iPhone bir günde tükendi

Apple’ın “dağ fare doğurdu” yorumlarına yol açan yeni akıllı telefonu iPhone 4S, sadece 12 saat içinde 200 bin sattı. Kullanıcıların yoğun ilgisine dayanamayan iPhone 4S’ler tükenince, önsipariş alımı da durduruldu.

Apple’ın Salı akşamı iPhone 4S’i duyurmasıyla birlikte cihazın önsipariş dönemi de başladı. Sadece 12 saat içinde iPhone 4S, 200 bin satmayı başardı.

Aynı süreci bir önceki model iPhone 4 için de değerlendiren Apple’dan yapılan açıklamada, ilk 24 saat içinde iPhone 4′lerin 600 bin adet önsipariş aldığını kaydetti.

Bu açıklamanın ardından kullanıcılardan yoğun ilgi gören iPhone 4S’in önsipariş dönemi de sona erdi. Zira Apple, telefonun resmen satışa sunulacağı tarih olan 14 Ekim’e kadar stok yetersizliği dolayısıyla sipariş alımını durdurmuş durumda.

Apple’ın iPhone 4S lansmanını yapmasıyla birlikte Apple eleştiri oklarına hedef olmuş, iPhone 5′i duyurmadığı için kullanıcıların tepkisini çekmişti. Birkaç yeni özellikle yeni bir iPhone 4′ü kullanıcılara sunan Apple’ın gelecek yılın sonuna kadar iPhone 5′i duyurmayacağı sanılıyor.

Kategori: Teknoloji

Demirtaş: “Barışa giden yol İmralı’dan geçiyor”

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, AK Parti’nin geçmişte barışı sağlamanın İmralı ile yapacağı göreşmelerle mümkün olacağını bildiğini, bu nedenle görüştüğünü belirterek, “Bugün barışa giden en önemli yol İmralı’dan geçiyor” dedi.

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak ile yaklaşık 15 BDP’li Milletvekili, Abdullah Öcalan’ın Suriye’den çıkarılmasının 13’üncü yıldönümü ve Bursa’nın Gemlik İlçesi’nde yapmayı planladıkları yürüyüşün engellemesini protesto etmek için Diyarbakır Dağkapı Meydanı’nda oturma eylemi başlattı.

Akşama kadar devam edecek eylem öncesi konuşan BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır’ın direnişin sembolü haline geldiğini öne sürerek şöyle dedi:

“Bugün milletvekilleri olarak Diyarbakır Dağkapı meydanında direnişin sembolü haline gelmiş kentte, kentin ortasında oturma eylemi yapacağız. Günlerdir, haftalardır partililerimiz üzerinde partimiz üzerinde, halkımız üzerinde 12 Eylül dönemlerini, 12 Eylül faşizmini aratmayacak baskı yaşıyoruz. Türkiye’nin batısı sesimizi duymuyor olabilir. 1990’larda da böyleydi. 1990’larda bu şehirde, Batman ve Silvan’da insanlar infaz edilir, köyler yakılırdı. Medya, devlet üstünü örterdi, devletin polisi, ’ben devletim’ derdi üstünü örterdi. Bugün benzer şeyler yaşıyoruz. Belki infazlar, köy yakmalar yok ama her gün faşizmini bulunduğumuz her yerde yaşıyoruz. AKP gibi düşünmeyen, devletin çözüm politikalarına inanmayan herkese düşman muamelesi yapılıyor. Bugün Dağkapı Meydanı’nda oturarak bu faşizmi protesto ediyoruz.”

HALKA DİRENİŞ ÇAĞRISI

Oturma eylemi ile bundan sonra yapacakları yürüyüşleri başlatalacaklarını bildiren Demirtaş, halkı oturma eylemine destek destek vermeye çağırdı. Demirtaş, “Bundan sonra yapacağımız yürüyüşleri, bu oturma eylemi ile başlatıyoruz. Biz bundan böyle halkımızı 10 kişi, 5 kişi, 500 bin kişi, kaç kişi olursa olsun, direnişe çağırıyoruz. Bu faşizme karşı direnmek bir onurdur, bir haktır. Her yerde bütün halkımızı bugüne kadar halkımızı, teslim olmayan, iradesi teslim alınamayan halkımızı direnişe çağırıyoruz. Biz direneceğiz, kim nasıl anlarsa anlasın. Bu onursuzluğu bize dayatanlara karşı direneceğiz” diye konuştu.

“AKP BARIŞ İÇİN GÖRÜŞMELERE BAŞLAMALI”

Barışı sağlama adına yaptıkları her eylemde dövüldüklerini, hakarete uğradıklarını dile getiren BDP Genel Başkanı Demirtaş, engellemelere rağmen siyasete devam ettiklerini anlatarak, şöyle konuştu:

“Barış için yollarda olduk dövüldük. Ateşkesi sağlamaya çalıştık, sağladık hakarete uğradık. Her türlü engele rağmen seçime girdik, siyasete girdik saldırılara uğradık, kırıma uğradık. Durmuyor, AKP durmak bilmiyor. AKP durmuyorsa, biz de durmayacağız. Direnişimizi sürdüreceğiz. Eğer AKP gerçekten barış sevdalısıysa barışı kovalamak zorundadır. Eğer gerçekten de bizim kadar akan kanın durmasını istiyorsa, barışı gerçekleştirmek için daha fazla çaba sarfetmek zorundadır. Ve bugün artık barışa giden en önemli yol İmralı’dan geçiyor. AKP geçmişte bunu biliyordu, kabul etmişti, görüşmeler sürdürüyordu.”

“ÖCALAN’IN ÖZGÜRLÜĞÜ TARTIŞILMALI”

Öcalan’ın özgürlüğünün tartışılmasının önünün açılması günü geldiğini ifade eden Demirtaş, Öcalan’ın İmralı’da tutulduğu süre içinde çözüm adına gösterilen çabaların sonuçsuz kalacağına dikkat çekerek, şunları söyledi:

“Bugün 9 Ekim, komplonun başlangıcının da yıldönümü. Aynı zamanda bunu protesto ediyoruz ve çok açık net belirtiyoruz; Biz insanlar ölmesin diye alanlardayız, meydanlardayız. Kimseye zarar vermek için, gerginlik çıkarmak için değil. AKP polisi bunu anlamalıdır. Onların da can güvenliği için meydanlardayız. Bize, ’Kim oluyorsunuz’ diye soranlara belirtiyoruz; Siz kendinizi korumuyorsunuz, biz sizi korumaya çalışıyoruz. Bunu anladığınız zaman bu ülkeye barış gelecek. Ve 9 Ekim’in yıldönümünde şu mesajı Dağkapı Meydanı’ndan, herkesin anlayacağı şekilde belirtiyoruz ki; sayın Öcalan İmralı’da tutulduğu müdetçe biz bu ülkede çözüm adına ne kadar çaba sarfedersek edelim, bunu gerçekleştirmek zor olacak, imkansız olacak. O nedenle açıkça sayın Öcalan’ın özgürlüğünün tartışılmasının önünün açılmasının günü gelmiştir diyoruz. Bu vesileyle burada başlattığımız eylemle bütün Türkiye kamuoyuna şu mesajı veriyoruz; Barış AKP’nin atacağı somut tek bir adıma kalmıştır. Barışa giden yolu açacak en büyük adımı AKP bugün atmakla görevlidir, sorumludur. Bundan sonra çağrılarını kimse BDP’ye yapmasın, AKP’ye yapsın. Barışa giden yolda kim tıkamışsa o açmalıdır. Ve çağrılar AKP’ye yapılırsa, AKP de bu çağrılara cevap verirse, biz her zamanki gibi fedekar duruşumuzu sergileyerek, barış için çaba sarfedeceğiz.”

“HAKARETE TAHAMÜL ETMEK ZORUNDA DEĞİLİZ”

Barış için faşizme karşı onurlu, dik duruş sergilediklerini ancak uğradıkları hakarete tahamül etmek zorunda olmadıklarını dile getiren Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün artık bu faşizme karşı bizim açımızdan onurlu bir dik duruş günüdür, direniş günüdür. Çocuktan kadına kadar milletvekillinden belediye başkanına kadar, her gün bu kadar hakarete tahamül etmek zorunda değiliz. Her kes haddini bilecek devlet de devletliğini bilecek. Halka da kadına da vekile de yaklaşırken haddini bilecek, ona göre yaklaşacak. Kimse saygısızca, terbiyesizce bu halka saldırmayacak. Bu halk ölümler olmasın diye sokaktayken kimse bu halka sokakta işkence yapmaya kalkmayacak.”

“GEMLİK YÜRÜYÜŞÜ TIKANAN SÜREÇ İÇİN REFLEKS OLACAKTI”

Tıkanan süreci açmak için Gemlik’teki yürüyüşün demokratik refleks olacağını düşündüklerini belirten Demirtaş, “Bundan da korktular, ürktüler. Her yerde engelleme, yasaklamalarla kentlerin dışına çıkış engellendi. Büyük bir abluka, sıkıyönetim, olağanüstü hal görüntülerie saldırılarla, demokratik eylemin gerçekleşmesi engellendi. Ama bugün 9 Ekim biz halkımızın bulunduğu her yerde tavrını ortaya koymaya davet ediyoruz. Bugün de akşama kadar burada oturarak böylesi bir süreçte teslim alınamayacağımızı burada kollektif irade göstererek, Amed’in (Diyarbakır’ın) meydanında oturarak başlatıyoruz, göstermek istiyoruz. Bütün halkımızı sevgi ve saygıyla selamlıyoruz. Bu faşizm bitecek, bu faşizm son bulacak bundan emin olun” diye konuştu.

Çok sayıda partilinin de destek verdiği oturma eyleminin yapıldığı meydanda ’Tecrit, değil özgürlük, savaş değil müzakere’ ve ’Askeri ve siyasi operasyonlara son’ yazılı pankartlar serildi. Güvenlik güçleri gerginlik yaratmamak için Dağkapı Meydanı’nın uzak noktalarında önlem aldı. BDP’lilerin sabah başlattığı eylem saat 17.00’ye kadar devam edecek.

Suriye, Ulusal Meclisi tanıyan ülkeleri uyardı

Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, rejim muhaliflerinden oluşan Suriye Ulusal Meclisi’ni tanıyan ülkeleri sert bir dille uyardı.

Muallim, Kahire’de lobi çalışmaları yapmakta olan Meclis üyelerini işaret ederek, Şam’ın, Ulusal Meclis’i tanıyan ülkelere karşı sert tedbirlere başvuracağını ifade etti.

Dünya’nın çeşitli ülkelerinden ve Suriye’den gelerek İstanbul’da buluşan muhalifler, ayaklanmaların 6′ncı ay dönümüne denk gelen 15 Eylül’de düzenledikleri bir toplantıda Suriye Ulusal Meclisi’nin kuruluşunu ilan etmişti.

ESAD’DAN REFORM MESAJI

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, bugün yaptığı açıklamada “politik reformlara” ve “silahlı grupların izinin sürülmesine” odaklandığını belirtti.

SANA haber ajansının verdiği bilgiye göre, Esad, Suriye’yi ziyaret etmekte olan Küba ve Venezüella dışişleri bakanlarına, “İki önemli cephede adımlar atıyoruz. Bunlar politik reformlar ve Suriye’yi kaosa sürüklemeye çalışan silahlı grupların dağıtılması” dedi.

Demirören geri adım attı

Beşiktaş, TFF’ye başvurarak Disiplin Talimatı’nın “şikeyle ilgili” 58. maddesinin değiştirilmesi için verdiği imzayı geri çekti.

Yıldırım Demirören, imzanın geri çekilmesi hakkında şu ifadeleri kullandı:

“Türk futbolu için böyle bir değişiklikten yanaydım. Ancak ‘Beşiktaş da şikeye karıştığı için talimatın değişmesini istiyor’, şeklinde çok reaksiyon aldım. Beşiktaş’ın bu işte temiz olduğunu biliyorum ve buna leke gelmemesi için imzamı geri çektim. TFF kimin ne suçu varsa cezasını versin. Bu noktadan sonra şeriatin kestiği parmak acımaz. Beşiktaşlılık duruşu bunu gerektirir.”

Ayrıca Beşiktaş’tan sonra G.Antepspor da ‘Talimat değişsin’ yönünde verdiği imzayı geri çekti.

Kategori: Spor Haberleri

Nobel’i aldı, yok sattı

Bu yılki Nobel edebiyat ödülünü kazanan İsveçli şair Tomas Tranströmer’in kitapları birçok kitabevi ve alışveriş sitesinde kalmadı.

Tranströmer’in “The Great Enigma” ve “The Half-Finished Heaven” adlı eserleri ile diğer birçok kitabının satışları patladı. Kitapların bulunmasının en az bir hafta daha mümkün olmayacağı belirtildi.

Tranströmer’in eserlerinin e-kitap versiyonlarının da yakın bir zamanda piyasaya sürülmesinin zor olduğu açıklandı.

Nobel Komitesi bugün yaptığı açıklamada, 80 yaşındaki şairin “yoğun ve şeffaf imgeleri aracılığıyla gerçekliğe yepyeni bir yol açtığı için” ödüle layık görüldüğünü açıklamıştı.

İnsan aklının gizemleriyle ilgili sürrealist eserleri, Tranströmer’e II. Dünya Savaşı’ndan bu yana dünyanın en önemli İskandinav şairlerinden biri olarak uluslararası ün kazandırdı.

Kategori: Kitap,Kültür Sanat

Lennon’ın mektubu açık artırmada

Efsanevi müzik grubu The Beatles’ın kurucularından John Lennon’ın 1967 yılında bir hayranına yazdığı mektup açık artırmayla satılacak.

Lennon’ın Jean Harrison adlı hayranına “transandantal meditasyon” konusunda önerilerde bulunduğu mektup, ABD’nin Los Angeles kentindeki Nate D. Sanders müzayede evinin düzenlediği online açık artırmada satışa sunuldu.

Tekliflerin 11 Ekim’e kadar alınacağı açık artırmada, mektubun 25 bin ila 30 bin dolar arasında alıcı bulması bekleniyor.

Lennon mektupta, hayranının “herkesin yaptığı gibi gerçeği aradığını” söylüyor ve ona Londra’da meditasyon konusunda eğitim alabileceği bir okul öneriyor.

Nate D. Sanders müzayede evi geçen ay da Beatles’ın bir konser için imzaladığı sözleşmeyi 23 bin dolara satmıştı. Sözleşme, Beatles’ın siyahi dinleyicilerin konser alanında ayrı bir yerde tutulmasını reddettikleri 1965 tarihli San Francisco konserine aitti.

Kategori: Kültür Sanat
Page 2 of 27«12345»...Last »
 
Copyright © 2009 www.bahanechat.net . Tüm hakları saklıdır.