‘haber’ kategorisi için Arşiv

Mahkemeden Durdurma Kararı!

Pazar, 29 Ağustos 2010

Sony, Playstation 3 Oyunlarını konsolun sabit diskine atıp daha sonra oradan oynanmasına izin veren USB cihazına karşı tepkisini yasal yoldan koymaya başladı. Daha önce buradaki haberimizde, Sony’nin bu işe göz yummayacağının ilk sinyallerini verdiğini sizlerle paylaşmıştık. ve bu iddia, şimdiden gerçek olmaya başladı bile…

Avusturalya’daki bir federal mahkeme, ülkede PS Jailbreak adlı ürünü satış listesine koyan sitelere, bu ürünü satmamaları emrini verdi. Mahkemede adı geçen üç satıcıdan biri olan Quantronics, şu anda sitesinde, ürünü 170 dolardan satışta gösterse de “stokta yok” ibaresi ürünün altında bulunuyor. Ancak ürünün detaylarını sitede bulabilmek halen mümkün.

Erdoğan: FişLemeye Son Veriyoruz…

Pazar, 29 Ağustos 2010
 
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”Hepsinden öte bu ülkede fişlemeye son veriyoruz. ‘Bu memurun eşi başörtülü mü, başı açık mı? evlerine kimler geliyor, kimler gidiyor? alkol alıyor mu, almıyor mu? Alevi mi, sünni mi?’ Bu dönem ne oluyor, kalkıyor. Böyle bir yola tevessül edenler, hemen yargılanacaklar. Kamu Denetçiliği Kurumunu getiriyoruz” dedi. Partisince Sincan‘da düzenlenen açık hava toplantısında halka hitap eden Erdoğan, miting alanında Öz Orman-İş Sendikası üyelerinin de bulunduğunu belirtti.

Sendika yönetimini bugün 25 bin orman işçisi adına imzaladıkları yeni toplu iş sözleşmesinden dolayı tebrik eden Erdoğan, ”Türkiye’nin akciğerlerini, ormanlarını muhafaza etmek adına 24 saat, dört mevsim verdikleri mücadelede kendilerine başarılar diliyorum” dedi. Erdoğan, 230 bin geçici işçiye verilen kadrodan 14 bin orman işçisinin de yararlandığını ifade ederek, sekiz yıl boyunca emeği, emekçileri ve işçileri her zaman gözettiklerini söyledi.

Şartları iyileştirmek için çok önemli düzenlemeler yaptıklarını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

”Zorunlu tasarruf hesabı… O biriken paraları 13.5 katrilyonu ödedik. KEY… 2.5 katrilyon, ödedik, ödemeye devam ediyoruz. 1 Mayıs’ı tatil ilan ettik, Taksim‘i törenler için işçilerimize açtık. Tüm bunları yaparken bazı sendikalar, bakıyorsunuz şimdi ‘hayır’ cephesinin içinde yer alıyorlar. Bu da çok enteresan. Kimler var bu cephede? MHP, CHP, BDP, TÜrkiye Komünist Partisi var, İşçi Partisi var, YARSAV var, malum medya var. Yani başörtüsü için kalkan 411 eli ‘kaosa kalkan el’ diye gösteren gazeteler var. Hani özgürlük, hani eğitim, inanç özgürlüğü? Bunların özgürlükle bir alakası yok. İşte, 12 Eylülde işçilerimiz adına tarihi nitelikte bir anayasal düzenlemeyi de gerçekleştiriyoruz.

Benim işçi kardeşim iki sendikaya üye olabilecek ve sendikal hakların önü açılıyor. Grev hakkının önündeki engeller kalkıyor, Ekonomik ve Sosyal Konsey artık hükümetin alacağı kararlarda, bizimle beraber anayasal güvence altında yerini alıyor.”

 

-”KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMUNU GETİRİYORUZ”-

 

”Hepsinden öte bu ülkede fişlemeye son veriyoruz” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

”(Bu memurun eşi başörtülü mü, başı açık mı? Evlerine kimler geliyor, kimler gidiyor? Alkol alıyor mu, almıyor mu? Alevi mi, Sünni mi?) Bu dönem ne oluyor? Kalkıyor. Böyle bir yola tevessül edenler, hemen yargılanacaklar. Kamu Denetçiliği Kurumunu getiriyoruz. Evet mi? Fişlemeye son vermeye ‘evet’ mi?

Ankara bu işi bitirdi. Ama biz yine de durmayacağız, çok çalışacağız. Güçlünün haklı olduğu değil, haklının hakkını sonuna kadar arayabildiği bir sisteme geçiyoruz. Evet mi? Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkını getiriyoruz. Evet mi?”

AK Parti iktidarı süresince Ankara’ya yapılan yatırımlar hakkında da bilgi veren Erdoğan, öğrenci burslarının artırıldığını, kitapların ilk ve ortaöğretimde ücretsiz verildiğini ve beslenme yardımı yapıldığını söyledi. Erdoğan, Türkiye genelinde 150 bin derslik yaptıklarını, bunların 7 bin 138′inin başkentte olduğunu belirterek, Turgut Özal ve Yıldırım Beyazıt adı altında iki ayrı üniversitenin kurulduğunu anlattı.

Ankara’ya sağlık alanında toplam 904 trilyon yatırım yapıldığını da dile getiren Erdoğan, ”İstediğin hastaneye gidiyor, istediğin eczaneden ilacını alıyor musun? Başka bir şey anlatmama gerek var mı? Olay bu…” dedi.

Erdoğan, Çubuk, Elmadağ, Kalecik, Kızılcahamam ve Haymana‘da adalet sarayları yaparak hizmete açtıklarını söyledi. TOKİ aracılığıyla 37 bin 112 inşaatın sahiplerine teslim edildiğini de dile getiren Erdoğan, Ankara’yı ”gecekondular vilayeti” olmaktan kurtardıklarını bildirdi. Erdoğan, ”Kuzey Ankara’yı görüyorsunuz. Bir tarafta modern binalar, inşallah karşı tarafında da Selçuklu mimarisi ile yapılmış binaları göreceksiniz. Şimdi onlar başlayacak” diye konuştu.

Havaalanının Başkente yakışır bir biçimde olduğunu belirten Erdoğan, ”Ey CHP, ey MHP. Sizin iktidarınızda adeta gecekondu gibiydi. Bak, modern bir havaalanına Ankara’yı biz kavuşturduk. Muğla, Antalya öyle. Nereye gidersen git, damgamızı görüyorsun” dedi.

Erdoğan, ulaştırma alanından yapılanlardan örnekler vererek, Ankara’yı Eskişehir’e hızla trenle bağladıklarını, şimdi de Ankara-Konya arasında hızla tren çalışmalarının yapıldığını bildirdi.

Tarım alanında da 955 trilyon destek verdiklerini de anlatan Erdoğan, çiftçiye verilen kredi destek oranlarını da düşürdüklerini söyledi. Erdoğan, Vakıflar aracılığıyla 100 eser onardıklarını da ifade etti.

 

-EMİNE ERDOĞAN VE BAZI BAKANLAR PAKİSTAN’A GİDECEK-

 

Erdoğan, yarın Rize’ye giderek heyelan bölgesini dolaşacağını belirterek, afette yaşamını yitirenlere rahmet, yakınlarına ise baş sağlığı ve sabır dileğinde bulundu. Pakistan’da yaşanan felaketle ilgili olarak da eşi Emine Erdoğan ile bazı bakanların yanı sıra iş kadınları ve gazetecilerin bu ülkeye gideceğini ifade eden Erdoğan, ”Türkiye’nin elini götürecekler ve halk oylamasından sonra da biz gideceğiz” dedi.

Konuşmasında, ”Anayasa Mahkemesinin yeni yapılanmasına ‘evet’ mi, kadınlarımızın anayasal hak olarak teminat altına alınmasına ‘evet’ mi, geleceğimize ‘evet’ mi?” diye soran Erdoğan, şunları kaydetti:

”İnşallah 12 Eylül Ankara için, Türkiye için bir milat olacak. Gelin hep birlikte ‘evet’ diyelim. Her ‘evet’ unutmayın demokrasiye davettir, adalete davettir, özgürlüğe davettir, hukuka davettir. Çok koşacağız, çalınmadık kapı bırakmayacağız. Bir kardeşiniz, vatandaş Tayyip Erdoğan olarak size sesleniyorum. Bu fırsatı iyi değerlendireceğiz. Çünkü, bu Türkiye’nin daha farklı sıçraması için önemli bir adım. İnşallah farklı bir milat olacak. Sevgili kardeşlerim öyleyse kararımız ‘evet’, oyumuz ‘evet’, sevdamız ‘evet’.

Beraber yürüdük biz bu yollarda. Beraber yandık bu güzel güneşte. Şimdi söylediğim tüm şarkılarda, bana her şey sizi hatırlatıyor. Ramazan-ı Şerifiniz mübarek olsun. 12 Eylül çifte bayram olsun.”

 

-ERDOĞAN, ÇOCUKLARA OyunCAK DAĞITTI-

 

Başbakan Erdoğan, konvoyla miting meydanına giderken Etimesgut’ta iki kere durarak çocuklara Oyuncak ve diş fırçası dağıttı.

Miting meydanının etrafındaki binalara asılı ”Bay Kemal Ankara’dan sana hayır yok”, ”Hayırlı Ramazanlar, evetli bayramlar” pankartları ile Sincan Şoförler Odasının ” Ülkemizin geleceği için evet”, Sincan Sivil Toplum Kuruluşları Platformunun ”Birlikten doğar kuvvet, 12 Eylülde kararımız evet” ile Hak-İş’e bağlı Hizmet-İş sendikasının ”Darbelerin karanlığından demokrasinin aydınlığına – evet” yazılı pankartları dikkati çekti.

Miting nedeniyle çevrede geniş güvenlik önlemi alınırken bir helikopter havada güvenlik uçuşu yaptı.

Başbakan Erdoğan’a konuşmasının ardından kamuda çalışan orman işçileri adına bugün toplu iş sözleşmesi imzalayan Öz Orman-İş sendikasına üye iki işçi ile Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu üzerinde ”evet” yazılı çiçek verdi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dünya BasketboL Şampiyonası…

Pazar, 29 Ağustos 2010

2010 Dünya Basketbol Şampiyonası’nda (D) Grubu’nda oynanan Lübnan-Yeni Zelanda maçı, potalardan birinin çemberinde yaşanan sorun nedeniyle bir süre durdu.

Halkapınar Spor Salonu’nda oynanan müsabakanın 2. periyodunun bitimine 5 dakika 17 saniye kala Fransa hücumunda Nicolas Batum’un smaç basketiyle sonuçlanan pozisyon sonrasında pota çemberi kırıldı.

Çember, yenisiyle değiştirildikten sonra müsabaka tekrar başladı.

Bu değişim sırasında Oyun yaklaşık 25 dakika durdu.

HaLk OyLamasına Dogru…

Pazar, 29 Ağustos 2010

Samsun Sivil Anayasa Platformu tarafından düzenlenen ‘Darbelere ve Çetelere Karşı Samsun Buluşması’ Büyük Samsun Otelinde gerçekleşti.

Toplantıya, eski Milli Eğitim Bakanı Hasan Celal Güzel ile Gazeteci Yazar Abdurrahman Dilipak, Aleti Savunanlar Derneği (ASDER) Bursa Şube Başkanı Arif Çelenk, Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Arslan, Genç Siviller Aktivisti Tansel Parlak, Sivil Dayanışma Derneği Başkanı Ayhan Oğan, ENSAR Vakfı Genel Başkanı Ahmet Şişman ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyeleri Derneği (OMÜ-DER) adına Prof. Dr. Bünyamin Şahin konuşmacı olarak katıldı.

Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Arslan, 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak referandum seçiminde ‘evet’ oyu kullanacaklarını açıklayarak, ‘Bu anayasa değişikliğini AK Parti’nin getirmesi bizim için önemli değil. Biz bu anayasa evet derken bir siyasi partiye oy vermiyoruz. Geçmişte yaşanan acıları dindirmek için evet diyoruz’ dedi.

Adaleti Savunanlar Derneği Bursa Şube Başkanı Arif Çelenk de derneklerinin 2 bin subay tarafından kurulduğunu kendisinin de Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarıyla ordudan atıldığını hatırlattı.

ENSAR Vakfı Genel Başkanı Ahmet Şişman ise yeni anayasanın 1980 anayasasına göre daha ileri durumda olduğunu ifade etti.

Anayasa değişikliğine karşı çıkanların halktan ümidi kestiklerini ileri süren Şişman, vakıflarının din eğitimi ile ilgilendiğini de hatırlatarak, ‘28 Şubatta bir sıkıntı yaşadık. Bu sıkıntılar halen devam ediyor. Bizlerin halk olarak yapması gereken egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu tescil etmektir. Bu anayasada bu nedenle kabul edilecektir’ diye konuştu.

Eski Milli Eğitim Bakanı Hasan Celal Güzel ise, 12 Eylül tarihinin ülkede her zaman bir matem günü olarak hatırlandığını ifade etti.

Konuşmasında Anayasa Mahkemesi için ‘Lüzumlu bir teşkilat değildir. Benim elime yetki geçse ilk yapacağım iş Anayasa Mahkemesi’ni kaldırmak olur’ diyen Güzel, 1982 Anayasasının tamamının gayri meşru olduğunu ileri sürdü.

Türkiye’de 1960 yılından itibaren darbeler döneminin başladığını hatırlatan Güzel, şunları söyledi:

‘Darbeler yarım asırdır da devam ediyor. Yarım asırdır millet seçim yapıyor, geliyor o kişiler iktidardayken darbe yapılıyor. Türkiye’de 1950′den önce üç vesayet olmuştur. Birisi bürokratik vesayet. Bunu tasfiye etmek ANAP döneminde bize nasip oldu. Diğeri militarist vesayet, bu da 27 Mayısda kuruldu. Halen de az da olsa tesiri var. ve her yarım asırlık dönemde, her darbede bizim karşımıza çıktı. Bunun da yavaş yavaş tasfiye edildiğini görüyoruz. Bir diğer vesayet hakimler hükümetidir, yani hukukun üstünlüğü değil, hukukçuların hakimiyeti demek. Bu da 27 Mayısta kuruldu. Referandumda ise bu vesayetlerin tamamı tasfiyesi olacak. Yeni anayasa konusunda Devlet Bahçeli’ye ne oluyor onu anlamış değilim. Neye hizmet ettiğinin farkında değil. Hangi milliyetçi, Kılıçdaroğlu’nun yanında gider, kervanına dahil olur. 12 Eylülde ilk defa bir anayasa milletin iradesine sevk ediliyor. 1961 ve 19882 anayasasında kullanılan oylar, istemeden verilen oylardır.’

Toplantının son konuşmacısı olan Gazeteci Yazar Abdurrahman Dilipak da, yeni anayasanın eskisine göre daha iyi olduğunu savundu.

Dilipak, toplantıya katılanlara ve sivil toplum örgütlerine bir çağrıda bulunarak, şunları söyledi:

‘Bu referandumda yüzde 55′in altında evet oyu çıkarsa hızımız kesilir. Yüzde 55-60 arası elimizi güçlendirir. Bir tek Oyun bile hayati önemi var. Bütün işlerinizi askıya alın. Bu anayasa değişikliği bizim önümüzde hayat memat meselesi olarak duruyor. Eğer hayır oyu çıkarsa Ergenekon sokağa çıkar. Bu anayasa değişecek.’

Arınç: ‘Darbeler Alçakça’

Cuma, 27 Ağustos 2010

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 12 Eylül ve 27 Mayıs’ın, siyaset ve demokrasi hayatını mahveden, ”alçakça darbeler” olduğunu belirterek, ”Bunların, bu ülkeye yararı olmadı, zararı oldu” dedi.

Kastamonu’nun Tosya ilçesinde, Cumhuriyet Meydanı’nda halka seslenen Arınç, Türkiye’nin çok güzel bir ülke olduğunu ancak, bugüne kadar geri kaldığını anlatarak, Türkiye’nin olması gereken yerde bulunmadığını söyledi.

”Çünkü şimdiye kadar birileri koalisyonda daha fazla ne kadar bakanlık alırım diye düşünmüş, halk fakirleşmiş ama birileri sürekli zenginleşmiş” diyen Arınç, Türkiye’nin son yıllarda hızla geliştiğini anlattı.

Türkiye’nin her yerinde bölünmüş yolların yapıldığını, Yüksek Hızlı Trenlerin çalışmaya başladığını dile getiren Arınç, enerji, tarım, sağlık, doğalgaz hizmetlerinde büyük bir gelişme yaşandığını ifade etti.

Eğitim alanında binlerce derslik yaptıklarını, sınıflardaki öğrenci sayısının düştüğünü ifade eden Arınç, bu hizmetleri halk için yaptıklarını anlattı.

Arınç, şunları söyledi:

”Biz, bu hizmetler sayesinde buralara geldik. Son 60 yıl, 100 yıldan bu yana Türkiye dışarda itibarını ve gücünü kaybetmişti. Sözü dinlenmez olmuştu. Türkiye diye bir ülkeden haberi bile olmayanlar vardı. Hiç kimse bizi bilmiyordu. Türkiye’nin cumhurbaşkanı, başbakanı kim bilmiyorlardı. Çünkü, cumhurbaşkanlığı moda olmuştu. Emekli genelkurmay başkanları cumhurbaşkanı olmak için sıraya giriyordu. Darbeci cumhurbaşkanlarını bu ülkede yaşattık. 12 Eylül ve 27 Mayıs, siyasi ve demokrasi hayatımızı mahveden, alçakça darbelerdir. Bunların bu ülkeye yararı olmadı, zararı oldu. Şimdi Türkiye, AK Parti ile bilinen ve ne diyeceği merak edilen bir ülke oldu. Çünkü, bu ülkede, bu hükümetin başında zalime karşı hakikati söyleyen bir başbakan var. ABD Başkanı Barack Obama’ya karşı da Şimon Peres’e ve diğerlerine karşı da ‘yanlış yapıyorsunuz, haksızlık yapıyorsunuz, Filistin’de, Gazze’de masum Müslümanları öldürüyorsunuz’ diyen bir başbakan var. Başı dik, alnı açık bir başbakanımız var. Dünyanın neresinde Türkiye söz konusu olduğunda kendi bayrağının yanında Türk bayrağını taşıyan insanlar var.”

Türkiye Basketbol Federasyonu’ndan Tanıtım Krizi

Cuma, 27 Ağustos 2010

Bu tür organizasyonlar ülke tanıtımı ve truzimi için büyük fırsat olarak görülürken, 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası’nın 4 farklı ilde gerçekleştirileceği turizm cenneti Türkiye’de, Basketbol Federasyonu tarafından hazırlanan medya rehberinde yer alan bir bölüm, okuyanları şaşkınlık içinde bıraktı.

Hiçbir uluslararası organizasyonda böyle tanıtım yapılmadığı halde Türkiye Basketbol Federasyonu tarafından hazırlanan kitapçıkta İngilizce ve Türkçe olarak yer alan “Kapkaççılığa Dikkat” bölümü tepki topladı. 2010 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası Medya Rehberi’nin 100. sayfasında yer alan ifadeler ise şöyle:

Kapkaççılığa Dikkat !

Kapkaççılar ve çanta hırsızları kalabalık yerlerde çalışmayı seviyorlar. Aşağıdaki önlemleri almanızı tavsiye ederiz:

1- El çantanızı kapalı durumda tutunuz ve her zaman ön tarafınızda açılmayacak şekilde taşıyınız.

2- Cüzdanınızı herkesin göremeyeceği bir yerde, mümkünse iç cebinizde taşıyınız.

3- Adresinizi içeren belgelerden anahtarınızı uzak tutunuz.

4- Nakit para, cep telefonu, İpod, mücevherat gibi değerli eşyalarınızı kalabalık yerlerde göstermeyiniz.

5- Sadece o günlük ihtiyacınız olan belgeleri yanınızda taşıyınız.

6- Ani bir kargaşa varsa uyanık olun, dikkatinizi dağıtıp çantanızı almak isteyenler olabilir

Bingöl Kültür ve Yardımlaşma Derneği, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Bingöl mitingi sırasında protesto edilmesine tepki gösterdi.

Cuma, 27 Ağustos 2010

Bingöl Kültür ve Yardımlaşma Derneği, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Bingöl mitingi sırasında protesto edilmesine tepki gösterdi.

Ankara’da faaliyet gösteren Bingöl Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Melik Yayan, yaptığı açıklamada, “25 Ağustos’ta Bingöl’de düzenlenen CHP mitinginde konuşan CHP Genel başkanı ve hayatının bir bölümü Bingöl’de geçen ve aynı zamanda komşu ilimiz Tuncelili hemşerimiz Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan örgütlü sözlü saldırı, ne Bingöl’e ne de Bingöllüye yakışmayan, hiçbir Bingöllünün tasvip etmediği provokatif çirkin bir eylemdir. Bu eylemi gerçekleştiren Bingöl düşmanlarını nefretle lanetliyor ve kınıyorum” dedi. Olayın misafirperver Bingöl halkına mal edilmemesi gerektiğini, olayı “tezgahlayanların” amacının Bingöl’ü bir on yıl daha yatırımlardan yoksun bırakmak olduğunu ifade eden Yayan şunları kaydetti:

“Bingöl halkı bu ve benzeri çirkin provokatif tezgahlara alet olmayacak kadar şerefli bir halktır. Bingöl halkı, hiçbir insani vasfa uymayan bu saldırgan maşa ve arkasındaki gerçek karanlık aktörlere aralarında asla yer vermemelidir. Sayın Kılıçdaroğlu’na yapılan küstah saygısızlığa karşı, Bingöl halkı sevgisi ve Bingöl sevdası olarak sergilediği yüksek olgunluk ve hoşgörüyü de topluluğumuz adına şükranla karşılıyorum” dedi.

Amerikalı Paraşütçü Bayrak Direğine Asılı Kaldı

Perşembe, 26 Ağustos 2010

WASHINGTON (CİHAN) -ABD ordusunun paraşüt gösterisinde bir paraşütçü bayrak direğe asılı kaldı.
Texas eyaletinin Arlington kentinde ABD ordusunun yaptığı bir paraşüt gösterisi az kalsın facia ile sona eriyordu. ABD ordusu paraşüt takımı Golden Knights, Texas Ranger beysbol takımının maçı öncesi gösteri yaptı. Ancak gösteri sırasında paraşütçülerden biri sahaya inmek yerine bayrak direğine takıldı. Paraşütçü direkten kendini kurtararak, sahaya yürüyerek inmek zorunda kaldı. Tüm yaşananlar da saniye saniye görüntülendi.

2010 Dünya Basketbol Şampiyonası’na Doğru

Perşembe, 26 Ağustos 2010

2010 Dünya Basketbol Şampiyonası’na hazırlanan (A) Milli Takım’da 12 kişilik kadro şekillenmeye başlıyor.

Milli takımın 15 kişilik aday kadrosunda yer alan basketbolculardan Cevher Özer ve Evren Büker, kadrodan çıkarıldı. (A) Milli Takım İdari Menajeri Barbaros Akkaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Cevher ve Evren’in kamptan ayrıldığını belirterek, ‘Kendilerine teşekkür edip, yeni sezonda takımlarında başarılar diledik. Kadro şimdi 13′e düştü. Yarın 12 kişilik kadro belli olacak’ dedi.

Milli takımda, Cevher ve Evren’in ardından yarın da Fatih Solak’ın kadrodan çıkarılması bekleniyor. (CAY-ÇET-SÇ) – İSTANBUL

Belarus Büyükelçisi Kolesnik İzmir’de

Perşembe, 26 Ağustos 2010

Kolesnik, İzmir’e heyet halinde geldiklerini ve çeşitli temaslarda bulunduklarını belirtti. İki ülke arasındaki işbirliğini artırmayı amaçladıklarını kaydeden Kolesnik şöyle konuştu:

‘Bugünkü görüşmelerimizi, özellikle çalışma tempomuzu neler engelliyor, bunları tespit edip ortadan kaldırmak için gerçekleştiriyoruz. Son zamanlarda Türkiye ile işbirliğimiz çok güzel noktaya ulaşmakta, ancak bunu daha iyi noktaya getirmemiz gerekir. Bizim işadamlarımızın çoğu da Türkiye’yi tercih etmekte ve burada yatırım yapmaktalar. Bürokratik işlemler belki fazla olabilir. Bu her yerde vardır. Aramızdaki sorunları yapacağım toplantıda görüşüp değerlendirebiliriz.’

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Yorgancılar ise inşaat sektörünün Belarus’ta gelişen bir sektör olduğunu, Türkiye’nin inşaat sektöründe büyük bir tecrübeye sahip olduğunu, bu konuda ciddi işbirliğinin yapılabileceğini söyledi.

Özellikle açılan yeni süpermarketler ve şehirlerarası yollardaki dinlenme ve akaryakıt tesisleri ile ilgili yatırımcıların Belarus hükümeti tarafından desteklendiğini ve buralara yatırımcı arandığını ifade eden Yorgancılar, şu bilgiyi verdi:

‘Belarus’ta özellikle kaliteli oteller çok az. Türkiye’nin otelcilik ve turizm sektöründeki bilgi birikiminden yararlanılarak işbirliği yapılabilir. Türkiye’nin Belarus ile ticaret hacmi 210 milyon dolar civarında. Bu rakam iki ülkenin ticari hacimlerine bakıldığında binde seviyelerinde bir rakam. Gerek Türkiye’deki gerekse Belarus’taki potansiyeli karşılıklı olarak çok daha iyi noktaya getirebiliriz.’